Pediatrik Rehabilitasyon

Pediatrik Rehabilitasyon Nedir?
Pediatrik rehabilitasyon çocuklardaki mevcut kapasitenin ortaya çıkarılarak geliştirilmesi, saptanan rahatsızlıkların rehabilite edilmesi, çocuğun olabilecek en üst seviyede bağımsız yaşaması amacıyla uygulanan değişik tıp ve tıp dışı uzmanlıkların uyumlu ve tamamlayıcı çalışması ile ortaya çıkan bir tedavi şeklidir.
Pediatrik rehabilitasyonda çocuk bakımı ile rehabilitasyon birleştirilerek çocuğun günlük işlerini daha kolay yapması sağlanır. Aynı zamanda da bu özelliklerini geliştirmesi hedeflenir. Tedaviye erken başlanması başarı şansını artırır. Hedefler gerçekçi olmalı, yaşa uygun olarak önce başı dik tutma, sonra oturma, emekleme, yürüme, el kavraması gibi fonksiyonların sırayla kazanılması amaçlanmalıdır.
Pediatrik Rehabilitasyon Kimler Tarafından Uygulanır?
Pediatrik rehabilitasyon bu konuda özel eğitim almış bir hekimin liderliğinde gerçekleştirilmelidir. Kurulacak ekipte fizyoterapist, hemşire, ortez/protez teknikeri, ergoterapist, sosyal hizmet uzmanı, çocuk gelişimi uzmanı, çocuk psikoloğu ve özel eğitim uzmanları yer almalıdır.
Pediatrik Rehabilitasyon'un Erişkinden Farkları Nelerdir?
Çocuk hastalarda büyüme ve gelişmenin devam etmesi, bu gelişmenin fiziki ve ruhsal olması yani çocuğun minyatür bir erişkinden daha fazlası olması, bu uzmanlık dalını genel fizik tedavi ve rehabilitasyondan ayıran en önemli özelliklerdendir.
Rutin sağlıklı çocuk muayene uygulaması ihmal edilmemelidir. Bu muayenede büyüme parametrelerinin izlenmesine, beslenme ve özellikle de aşılamaya dikkat edilmelidir.
Pediatrik Rehabilitasyon Kimlere Uygulanmalıdır?
Pediatrik rehabilitasyon kapsamı içinde pek çok hastalık yer almaktadır:
- Doğumsal nedenlerden dolayı meydana gelen mental motor retardasyonlar (MMR)
- Kas ve iskelet sistemi sorunları ile seyreden metabolik hastalıklar
- Omurilik hasarı sonucu gelişen kas ve sinir hastalıkları
- Spina bifida, meningomyelosel gibi hastalıklar
- Doğuma bağlı gelişen brakial pleksus zedelenmesi
- Serebral palsi, spastisite
- Kafa travmaları, mikrosefali, hidrosefali
Sıkça Sorulan Sorular
Pediatrik rehabilitasyona kaç yaşında başlanmalıdır?+
Pediatrik rehabilitasyon seansları ne kadar sürer?+
Pediatrik rehabilitasyon sürecinde aile ne yapmalıdır?+
Pediatrik rehabilitasyon ağrılı bir süreç midir?+
Tedavi Ettiğimiz Rahatsızlıklar
Alanımızda uzmanlaştığımız rahatsızlıklara göz atın
Serebral Palsi
Serebral Palsi Nedir? Serebral palsi (SP), doğum öncesi, doğum sırası veya erken çocukluk döneminde gelişmekte olan beyinde meydana gelen hasar ya da anormal gelişim sonucu ortaya çıkan, hareket ve postürü etkileyen kalıcı bir durumdur. "Serebral" beyin, "palsi" ise kas kontrolündeki zayıflık anlamına gelir. Serebral palsi ilerleyici bir hastalık değildir; yani beyin hasarının kendisi zaman içinde kötüleşmez. Ancak etkilenen kaslar ve eklemler üzerindeki ikincil etkiler yaş ilerledikçe değişebilir. Serebral Palsi Türleri ve Belirtileri Spastik SP (en yaygın): Kas tonusu artmış, hareketler sert ve kontrolsüzdür. Üst motor nöron hasarını yansıtır. Diskinetik SP: Kontrol edilemeyen, istemsiz hareketler (atetoz, distoni) ile karakterizedir. Ataksik SP: Denge ve koordinasyon bozukluğu ön plandadır; yürüyüş sendeleyerek gerçekleşir. Mikst tip: Birden fazla türün özelliklerini bir arada taşır. Etkilenen vücut bölgesine göre hemiplegi (bir taraf), diplegi (her iki bacak) veya kuadripleji (tüm vücut) olarak da sınıflandırılır. ROMMER'de Serebral Palsi Rehabilitasyonu ROMMER'de serebral palsi rehabilitasyonu, çocuğun mevcut motor potansiyelini en üst düzeye çıkarmak, fonksiyonel bağımsızlığı artırmak ve yaşam kalitesini geliştirmek amacıyla aile merkezli bir yaklaşımla yürütülür: Nörogelişimsel Terapi (NDT/Bobath): Anormal hareket örüntülerini normalize etmek ve işlevsel hareketleri geliştirmek için uygulanır. Yoğun Fizyoterapi: Kas gücü, denge, koordinasyon ve postür kontrolü için bireysel egzersiz programları oluşturulur. Botulinum Toksin Uygulaması: Spastik kaslarda geçici gevşeme sağlayarak rehabilitasyonun etkinliğini artırır. Ortez ve Yardımcı Cihaz Kullanımı: AFO, KAFO gibi ortezlerle fonksiyonel yürüyüş ve oturma postürü desteklenir. Ergoterapi: Günlük yaşam becerileri, el fonksiyonları ve okul aktivitelerine katılım hedeflenir. Konuşma ve Dil Terapisi: İletişim güçlükleri ve yutma bozuklukları için özel program uygulanır. Robotik ve Teknoloji Destekli Terapi: Yürüyüş robotları ve FES ile yoğun motor öğrenme desteklenir. Aile Katılımı ve Uzun Vadeli Bakım Serebral palside rehabilitasyon bir yaşam boyu süreçtir. ROMMER'de aile eğitimi programları, ev egzersiz protokolleri ve periyodik yeniden değerlendirmelerle çocuğun gelişimi düzenli olarak izlenir ve program güncellenir. Hedefe yönelik, yoğun ve erken başlayan terapi programları en iyi sonuçları vermektedir.
Spinal Musküler Atrofi (SMA)
Spinal Musküler Atrofi (SMA) Nedir? Spinal musküler atrofi (SMA), omurilikteki ve beyin sapındaki motor nöronların ilerleyici kaybına yol açan genetik kökenli bir nöromusküler hastalıktır. SMN1 genindeki mutasyon sonucu hayatta kalma motor nöronu (SMN) proteini yetersiz üretilir; bu durum motor nöronların işlevini yitirmesine ve iskelet kaslarının güçsüzleşip erimesine neden olur. SMA, en sık görülen genetik bebek ölümü nedenlerinden biridir; ancak yeni ilaç tedavileriyle hastalığın seyri önemli ölçüde değiştirilebilmektedir. SMA Tipleri Tip 1 (Werdnig-Hoffmann): En ağır form; ilk 6 ayda belirtiler başlar, oturma desteksiz gerçekleşmez. Tip 2: Oturabilir ancak ayağa kalkamaz; en sık görülen formdur. Tip 3 (Kugelberg-Welander): Yürüme gerçekleşir ancak çeşitli güçlükler yaşanır, zamanla kaybolabilir. Tip 4: Yetişkin başlangıçlı, en hafif formdur. ROMMER'de SMA Rehabilitasyonu Nusinersen, risdiplam veya onasemnogen abeparvovec gibi hastalık modifiye edici tedavilerle birlikte yürütülen rehabilitasyon, SMA'lı bireylerin motor fonksiyonunu korumak ve geliştirmek için kritik öneme sahiptir: Solunum Fizyoterapisi: Öksürük destek teknikleri, PEP terapisi ve sekresyon yönetimi ile solunum kapasitesi korunur. Motor Güçlendirme ve Fonksiyonel Egzersiz: Korunan kas grupları aktif tutularak günlük yaşam bağımsızlığı desteklenir. Postür ve Ortez Yönetimi: Skolyoz gelişimini geciktirmek için oturma pozisyonu, gece ortezleri ve dik duruş cihazları kullanılır. Ergoterapi: El fonksiyonu, yardımcı teknoloji kullanımı ve çevresel adaptasyon sağlanır. Yutma ve Beslenme Terapisi: Özellikle tip 1 ve 2'de yutma güçlüğü yönetimi için konuşma-dil terapisti ile koordineli çalışılır. Aile ve Bakıcı Eğitimi: Ev pozisyonlama, taşıma teknikleri ve güvenli egzersiz uygulamaları aktarılır. SMA'da Rehabilitasyonun Önemi SMA'da hastalık modifiye edici tedavilerin etkinliği büyük ölçüde eş zamanlı yürütülen yoğun rehabilitasyona bağlıdır. ROMMER'de nöroloji, fizyoterapi, ergoterapi, solunum fizyoterapisi ve beslenme uzmanlarından oluşan multidisipliner ekip, her hastanın bireysel ihtiyaçlarına göre kapsamlı bir bakım planı oluşturur.
Brakiyal Pleksus Hasarı
Brakiyal Pleksus Hasarı Nedir? Brakiyal pleksus, omuriliğin boyun bölgesinden (C5-T1) çıkarak kol, omuz ve ele hareket ile his sağlayan sinir ağıdır. Bu sinir ağının gerilme, ezilme ya da kopma şeklinde hasar görmesi sonucunda omuz, kol veya elde değişen derecelerde güçsüzlük, his kaybı ve ağrı ortaya çıkar. Yenidoğanlarda doğum sırasında (obstetrik brakiyal pleksus felci / Erb palsisi), yetişkinlerde ise trafik kazaları ve spor yaralanmaları en sık nedenleri oluşturur. Brakiyal Pleksus Hasarının Türleri Erb Palsisi (C5-C6): Omuz abdüksiyonu ve dirsek fleksiyonu etkilenir; "garson bahşiş bekliyor" pozisyonu tipiktir. Klumpke Palsisi (C8-T1): El ve parmak kasları etkilenir; kavrama güçlüğü ön plandadır. Total pleksus tutulumu (C5-T1): Tüm kol ve el etkilenmiştir; en ağır formdur. ROMMER'de Brakiyal Pleksus Rehabilitasyonu Doğru zamanda başlanan kapsamlı rehabilitasyon, sinirin kendiliğinden iyileşme potansiyelini en üst düzeye çıkarır ve ikincil komplikasyonları önler: Erken Dönem Hareket Açıklığı Egzersizleri: Omuz, dirsek, el bileği ve parmak eklemlerinde kontraktür gelişimini önlemek için pasif-aktif egzersizler uygulanır. Nöromusküler Elektrik Stimülasyonu (NMES): Denervasyona uğramış kaslar elektrik uyarılarıyla aktif tutularak atrofi geciktirilir. Kaba ve İnce Motor Egzersizleri: Omuz stabilitesi ve el fonksiyonunun yeniden kazanılması için aşamalı güçlendirme programı uygulanır. Duyu Yeniden Eğitimi: His kaybı olan bölgelerde dokunsal uyarımla duyu geri dönüşü desteklenir. Ortez Kullanımı: El bileği düşüklüğü ya da omuz subluksasyonu durumlarında uygun ortezler seçilir. Ergoterapi: Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık ve iki el koordinasyonu geliştirilir. Cerrahi Sonrası Rehabilitasyon Sinir grefti, sinir transferi veya tendon transferi gibi cerrahi girişimlerin ardından rehabilitasyon, ameliyatın kazanımlarını pekiştirmek ve yeni sinir-kas bağlantılarını işlevsel hale getirmek açısından vazgeçilmezdir. ROMMER'de cerrahla koordineli olarak ameliyat sonrası rehabilitasyon programları planlanır.
Spina Bifida
Spina Bifida Nedir? Spina bifida, omurganın ve omurilik kanalının gebeliğin erken döneminde tam kapanmaması sonucu oluşan bir nöral tüp defektidir. Etkilenen omurga seviyesine ve tutulum şiddetine bağlı olarak bacaklarda güçsüzlük veya felç, mesane ve bağırsak kontrolü sorunları, his kaybı ve postür bozuklukları gibi çeşitli tablolar ortaya çıkabilir. Spina bifida myelomeningosel, meningosel ve spina bifida okülta olmak üzere üç ana formda görülür; myelomeningosel en ağır ve en sık cerrahi gerektiren formdur. Spina Bifida'da Karşılaşılan Sorunlar Alt ekstremite güçsüzlüğü veya felci (lezyon seviyesine göre değişir) Nörojenik mesane ve bağırsak disfonksiyonu Hidrosefali (BOS birikimi — sıklıkla ventriküloperitoneal şant gerektirir) Skolyoz ve kalça çıkığı gibi ortopedik sorunlar Basınç yaraları (his kaybı nedeniyle) Öğrenme güçlükleri ve dikkat sorunları ROMMER'de Spina Bifida Rehabilitasyonu Spina bifida yönetimi, doğumdan itibaren yaşam boyu süren multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. ROMMER'de sunulan rehabilitasyon hizmetleri şunları kapsar: Fizyoterapi: Güçlendirme egzersizleri, yürüyüş eğitimi, denge ve koordinasyon çalışmaları ile çocuğun hareket potansiyeli geliştirilir. Ortez ve Yardımcı Cihaz: Lezyon seviyesine göre AFO, KAFO veya parapodum gibi cihazlarla ayakta durma ve yürüme desteklenir. Ergoterapi: Günlük yaşam becerileri, üst ekstremite fonksiyonu ve okul-ev adaptasyonu sağlanır. Nörojenik Mesane Yönetimi: Aralıklı kateterizasyon eğitimi ve mesane programı planlanır. Cilt Bakımı Eğitimi: His kaybı olan bölgelerde basınç yarası gelişimini önlemek için hasta ve ailesine kapsamlı eğitim verilir. Sosyal ve Eğitimsel Destek: Okul entegrasyonu ve sosyal katılım için gerekli destekler koordine edilir.
Hidrosefali
Hidrosefali Nedir? Hidrosefali, beyin omurilik sıvısının (BOS) normalden fazla birikmesi sonucu beyin ventriküllerinin genişlediği ve kafa içi basıncının arttığı bir durumdur. BOS üretimi ile emilimi arasındaki dengesizlik veya akış yolundaki tıkanıklık bu tabloya yol açar. Hidrosefali konjenital (doğumsal) veya sonradan gelişen formlarda görülebilir; menenjit, beyin kanaması, travma ya da tümör gibi birçok nedene bağlı ortaya çıkabilir. Tedavi genellikle ventriküloperitoneal (VP) şant veya endoskopik üçüncü ventrikülosteomi (ETV) gibi cerrahi girişimleri kapsar. Hidrosefalinin Nörogelişimsel Etkileri Hidrosefalinin kafa içi baskısı ve altta yatan nedene bağlı olarak çeşitli nörogelişimsel etkileri olabilir: Motor gelişim gecikmesi (oturma, emekleme, yürüme) El-göz koordinasyonu ve ince motor beceri sorunları Dikkat, bellek ve görsel-uzamsal algı güçlükleri Konuşma ve dil gelişim gecikmesi Görme bozuklukları (özellikle yukarı bakış felci) ROMMER'de Hidrosefali Rehabilitasyonu Şant yerleştirme veya ETV sonrasında nörogelişimsel rehabilitasyon, beyin üzerindeki basıncın azalmasıyla açığa çıkan iyileşme potansiyelini kullanmak açısından kritik önem taşır: Nörogelişimsel Fizyoterapi: Motor kilometre taşlarının kazanılması ve postür kontrolünün geliştirilmesi için bireysel egzersiz programları uygulanır. Ergoterapi: İnce motor beceriler, el-göz koordinasyonu ve günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlık hedeflenir. Konuşma ve Dil Terapisi: Dil gelişim gecikmesi ve iletişim güçlükleri için erken müdahale programları planlanır. Nöropsikologik Değerlendirme ve Destek: Bilişsel profil belirlenerek okul ve sosyal uyum desteklenir. Görme Rehabilitasyonu: Gerektiğinde göz hareketleri ve görsel algı için çalışmalar yapılır. Şant Sonrası Takip ROMMER'de şant takıldıktan sonra çocukların nörogelişimsel seyri yakından izlenir. Şant revizyonu veya komplikasyon durumlarında program hızla güncellenir. Aile eğitimi, şant arızasının erken belirti ve semptomlarını tanımak açısından programın ayrılmaz bir parçasıdır.
Tortikolis
Tortikolis Nedir? Tortikolis, boyundaki sternokleidomastoid (SKM) kasının kasılması veya kısalması sonucu başın bir tarafa eğilmesi ve yüzün karşı tarafa dönmesiyle karakterize bir tablodur. "Eğri boyun" olarak da bilinir. Yenidoğanlarda en sık görülen form konjenital musküler tortikolisdir (KMT) ve genellikle doğum sırasında ya da doğum öncesinde SKM kasına verilen hasara bağlıdır. Zamanında tedavi edilmezse yüzde asimetri (plajiusefali) ve servikal omurga sorunlarına yol açabilir. Tortikolis Türleri Konjenital Musküler Tortikolis: En yaygın formdur; SKM kasında fibrozis ve kısalma mevcuttur. Postüral Tortikolis: Kas kısalığı olmaksızın postüral tercih söz konusudur; daha kolay düzelir. Oküler Tortikolis: Göz kaslarındaki dengesizlik baş pozisyonunu etkiler. Nörolojik Tortikolis: Beyin veya omurilik kökenli kas tonusu bozukluklarına bağlıdır. ROMMER'de Tortikolis Rehabilitasyonu Konjenital musküler tortikoliste erken fizyoterapi, cerrahi gereksinimini büyük ölçüde azaltır. ROMMER'de uygulanan yaklaşım şunları içerir: SKM Germe Egzersizleri: Pasif ve aktif boyun germe ile kasın uzaması ve tam hareket açıklığının kazanılması sağlanır. Güçlendirme ve Aktivasyon: Zayıf taraftaki boyun kasları aktive edilerek simetri desteklenir. Postürel Eğitim: Emzirme pozisyonu, taşıma tekniği ve yatış pozisyonları konusunda aileye rehberlik edilir. Baş Simetri Egzersizleri: Yüz ve kafa simetrisi üzerindeki pozisyonel etkileri azaltmak için aktivasyon egzersizleri uygulanır. Taping ve Destekleyici Uygulamalar: Gerektiğinde kinesyo bantlama ile boyun kasları desteklenir. Tedavide Başarı ve Zamanlama Konjenital musküler tortikoliste yaşamın ilk 3 ayında başlanan fizyoterapi ile hastaların %90'ından fazlasında tam düzelme sağlanabilmektedir. ROMMER'de aile eğitimi ve günlük ev egzersiz programlarıyla tedavi süreci hızlandırılır.
Müsküler Distrofi
Müsküler Distrofi Nedir? Müsküler distrofi (MD), iskelet kaslarının ilerleyici güçsüzlüğü ve erimesiyle karakterize, genetik kökenli bir hastalıklar grubudur. Her formun farklı geni, başlangıç yaşı, tutulum dağılımı ve ilerleme hızı vardır. En sık görülen form olan Duchenne Müsküler Distrofisi (DMD), DMD genindeki mutasyon nedeniyle distrofin proteinin yokluğundan kaynaklanır ve çoğunlukla erkek çocukları etkiler. Becker MD (BMD), Limb-Girdle MD, Fasiyoskapulohumeral MD ve miyotonik distrofi diğer önemli formlardır. Müsküler Distrofinin Belirtileri Yavaş ilerleyen kas güçsüzlüğü (önce proksimal kaslar) Yürüyüş bozukluğu, sık düşme ve merdiven çıkmada güçlük Baldır kaslarında psödohipertrofi (DMD'de tipiktir) Gowers belirtisi (yerden kalkarken elleri dizlere dayayarak kalkma) Skolyoz ve kontraktür gelişimi Kardiyomiyopati ve solunum güçlüğü (ileri dönemde) ROMMER'de Müsküler Distrofi Rehabilitasyonu Müsküler distrofide rehabilitasyonun amacı, kas kaybının yol açtığı fonksiyonel kısıtlamaları mümkün olduğunca geciktirmek, yaşam kalitesini korumak ve komplikasyonları önlemektir: Egzersiz Programı: Düşük dirençli ve aerobik egzersizler kas liflerini aşırı yüklenmeden aktif tutar; yüksek yoğunluklu egzersizden kaçınılır. Kontraktür Önleme: Düzenli germe egzersizleri ve gece splintleri ile ayak bileği, diz ve kalça kontraktürleri geciktirilir. Solunum Fizyoterapisi: Solunum kaslarının güçlendirilmesi, öksürük destek teknikleri ve gerektiğinde non-invazif ventilasyon (NIV) yönetimi sağlanır. Ortez ve Yardımcı Cihaz: AFO ile yürüme süresi uzatılır; tekerlekli sandalyeye geçiş planlanması ve ergonom ik adaptasyonlar yapılır. Postür ve Skolyoz Yönetimi: Oturma pozisyonu optimizasyonu ve periyodik ortopedik takip sağlanır. Kardiyak Rehabilitasyon: Kardiyomiyopati varlığında kardiyoloji ile koordineli egzersiz programı planlanır. Multidisipliner Yaklaşım ROMMER'de nöroloji, kardiyoloji, solunum fizyoterapisi, ortopedi, ergoterapi ve beslenme uzmanları iş birliğiyle her hastanın ihtiyaçlarına göre bireyselleştirilmiş bakım planı oluşturulur. Hasta ve ailesi tedavi sürecinin aktif bir parçasıdır.
Doğum Travmasına Bağlı Nörolojik Durumlar
Doğum Travmasına Bağlı Nörolojik Durumlar Nedir? Doğum travması, doğum süreci sırasında bebeğin maruz kaldığı mekanik veya hipoksik hasar sonucu gelişen nörolojik tablolardır. Uzun ve zor doğum eylemi, forseps veya vakum kullanımı, makat geliş, plasenta dekolmanı veya göbek kordonu sorunları gibi durumlar bebeğin beyin veya sinir sistemine zarar verebilir. En sık karşılaşılan tablolar arasında hipoksik iskemik ensefalopati (HIE), brakiyal pleksus felci, kafa içi kanama ve serebral iskemi yer almaktadır. Sık Görülen Doğum Travması Sonuçları Hipoksik İskemik Ensefalopati (HIE): Doğum sırasındaki oksijen yetersizliğine bağlı beyin hasarıdır; serebral palsi, nöbetler ve gelişim gecikmesine yol açabilir. Brakiyal Pleksus Felci (Erb/Klumpke Palsisi): Boyun ve kol sinirlerinin gerilmesiyle omuz ve kolda güçsüzlük. Kafa Travması ve İntrakraniyal Kanama: Forseps veya vakum kullanımına bağlı kanama. Fasiyal Sinir Hasarı: Yüz kaslarında geçici veya kalıcı güçsüzlük. ROMMER'de Doğum Travması Rehabilitasyonu ROMMER'de her bebeğin nörolojik tablosu, etkilenen fonksiyon alanları ve gelişim profili kapsamlı biçimde değerlendirilerek aile merkezli bir rehabilitasyon programı oluşturulur: Nörogelişimsel Terapi (NDT): Anormal postür ve hareket örüntüleri normalize edilir; gelişimsel kilometre taşlarının kazanılması desteklenir. Duyusal Bütünleştirme Terapisi: Dokunsal, vestibüler ve proprioseptif uyarımla beynin duyusal işlemleme kapasitesi geliştirilir. Konuşma ve Dil Terapisi: Yutma güçlüğü ve iletişim gecikmesi için erken müdahale uygulanır. Ergoterapi: İnce motor gelişim, günlük yaşam becerileri ve çevresel adaptasyon hedeflenir. Aile Eğitimi: Ev pozisyonlama, uyarım aktiviteleri ve günlük bakım rehberliği sağlanır.
Zihinsel Motor Gelişim Geriliği
Zihinsel Motor Gelişim Geriliği Nedir? Gelişim geriliği, bir çocuğun yaşıtlarına kıyasla motor, bilişsel, dil veya sosyal-duygusal alanlarda beklenen kilometre taşlarına geç ulaşması ya da ulaşamaması durumunu tanımlar. Motor ve zihinsel gelişim alanlarının birlikte etkilenmesi "global gelişim geriliği" (GGG) olarak adlandırılır. Bu tablo; genetik sendromlar, kromozom anomalileri, doğum öncesi veya sonrası beyin hasarı, metabolik hastalıklar ya da çevresel etkenler sonucunda ortaya çıkabilir. Motor Gelişim Geriliğinin Belirtileri 3 aylıkken baş kontrolünün sağlanamaması 6 aylıkken desteksiz oturamaması 12 aylıkken emekleme veya ayakta durmanın gerçekleşmemesi 18 aylıkken yürümekte güçlük yaşanması Kas tonusunun normalden düşük (hipotoni) veya yüksek (hipertoni) olması El becerilerinde ve nesneleri kavrama/manipülasyonunda gecikme ROMMER'de Gelişim Geriliği Rehabilitasyonu ROMMER'de gelişim geriliğinin nedeni ne olursa olsun, çocuğun mevcut potansiyelini ortaya çıkarmak ve günlük yaşam bağımsızlığını artırmak amacıyla kapsamlı bir multidisipliner yaklaşım uygulanır: Nörogelişimsel Fizyoterapi: Kaba motor gelişim kilometre taşları (baş kontrolü, oturma, emekleme, yürüme) için bireysel egzersiz programları oluşturulur. Ergoterapi: İnce motor beceriler, el-göz koordinasyonu, günlük yaşam aktiviteleri ve oyun becerileri geliştirilir. Konuşma ve Dil Terapisi: Dil öncesi iletişim becerileri, sözcük gelişimi ve anlaşılırlık için erken müdahale uygulanır. Duyusal Bütünleştirme: Duyusal işleme güçlükleri için özel uyarım ve bütünleştirme terapisi yapılır. Aile Eğitimi: Ev aktiviteleri, oyun temelli öğrenme ve günlük bakımda gelişimi destekleyici stratejiler öğretilir. Multidisipliner Değerlendirme: Gerektiğinde genetik, nöroloji, psikiyatri ve beslenme uzmanlarıyla koordineli değerlendirme yapılır.
Metabolik Kas ve İskelet Bozuklukları
Metabolik Kas ve İskelet Bozuklukları Nedir? Metabolik kas ve iskelet bozuklukları, vücudun enerji metabolizmasını, kas yapısını veya kemik-kıkırdak dokusunu etkileyen geniş bir hastalık grubunu kapsar. Bu hastalıklar; enzimatik bozukluklar, mineral metabolizması sorunları veya depo hastalıkları gibi çeşitli metabolik süreçlerdeki aksaklıklardan kaynaklanabilir. Kas zayıflığı, ağrı, hareket kısıtlılığı, kemik kırılganlığı ve büyüme-gelişme bozuklukları bu grupta sık görülen klinik tablolardır. Bu Grupta Yer Alan Hastalıklar Pompe Hastalığı (Glikojen Depo Hastalığı Tip 2): Kas ve kalbi etkileyen enzim eksikliği. Osteogenezis İmperfekta (Camı Kemik): Kollajen yapım bozukluğuna bağlı kırılgan kemikler. Rakitizm ve D Vitamini Eksikliği: Kemik mineralizasyon bozukluğu. Mitokondriyal Miyopatiler: Enerji üretim bozukluğuna bağlı kas güçsüzlüğü. Metabolik Miyopatiler: Egzersizle tetiklenen kas ağrısı, kramp ve güçsüzlük. Mukopolisakkaridozlar (MPS): Depo maddesinin biriktiği çok sistemli hastalıklar. ROMMER'de Metabolik Kas-İskelet Rehabilitasyonu Bu hastalıkların her birinin kendine özgü klinik seyri olduğundan, ROMMER'de rehabilitasyon programı hem hastalığa hem de bireysel ihtiyaçlara göre titizlikle özelleştirilir: Güvenli Egzersiz Programı: Hastalığın türüne ve fazına göre kasta hasara yol açmadan fonksiyonu koruyan egzersizler planlanır. Ortez ve Yardımcı Cihaz: Osteogenezis imperfekta gibi kırık riskli durumlarda koruyucu ortezler ve güvenli mobilite araçları seçilir. Kontraktür ve Deformite Önleme: Germe egzersizleri, pozisyonlama ve splintlerle eklem hareket açıklığı korunur. Solunum Fizyoterapisi: Solunum kaslarını etkileyen metabolik miyopatilerde solunum kapasitesinin korunması için özel program uygulanır. Ergoterapi: Günlük yaşam adaptasyonu, yardımcı teknoloji kullanımı ve enerji koruma stratejileri öğretilir. Beslenme ve Metabolik Optimizasyon: Diyetisyen ve metabolizma uzmanıyla koordineli olarak egzersiz kapasitesini destekleyen beslenme planı oluşturulur. Multidisipliner İzlem ROMMER'de metabolik kas-iskelet hastalarının metabolik tablosu, nörolojik durumu ve fonksiyonel kapasitesi periyodik olarak değerlendirilir. Hastalığın seyrindeki değişimlere göre rehabilitasyon programı güncellenir ve gerektiğinde ilgili uzmanlarla koordinasyon sağlanır.
Randevu Almak İster misiniz?
Uzman ekibimiz sizin için en uygun tedavi planını oluşturacak.
İletişime Geç